ps arti basketbol mouse futbol gulenyuz mercek kahve kalem egitim oyun egitim1 foto kalp eglence dunya bilim iletisim yaprak menu1 istatistik ucak ayar yorum1 windows monitor canta whatsapp duyuru apple yemek power wifi kullanici ceptelefonu klasor soru yildiz takvim at ates yorum rastgele tamir xbox sinema moda nota bilgi alinti saglik saat video menu2 gozluk ok ev kadin astroloji bitcoin araba
Dini ve İslami Bilgiler | Allah yolunda

Sahabelerin Bilinmeyen Özellikleri

21.05.2021
3
Sahabelerin Bilinmeyen Özellikleri
REKLAM ALANI

Kurʼân-ı Kerîm, kâinattaki bütün sır, hikmet ve hakîkatlerin kâmil bir manzûmesidir. Bütün gerçekler, onda birer nüve/öz hâlinde mevcuttur. O, mânâ derinliği nihâyetsiz bir kitaptır. Derinliğine inildikçe define çıkan kadîm ve bereketli bir toprak gibidir.

Kurʼân-ı Kerîm, tefekküründe derinleşildiği takdirde, baştan sona bir hikmetler sergisidir. Hikmet ise, bütün hâdise ve varlıklarda meknuz olan ilâhî mesajlar ve sırrî hakîkatlerdir. Dolayısıyla hikmetin mutlak menşei Allah Teâlâʼdır. Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-ʼin bütün söz ve davranışları da Oʼnun Hak Teâlâʼdan vahiy yoluyla telâkkî ettiği Kurʼân hikmetlerinin îzah ve şerhinden ibârettir.

SAHÂBELERİN ÜÇ ÖZELLİĞİ

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimizʼdeki ilâhî hikmetlere en yakından vâkıf olanlar, şüphesiz ki ashâb-ı kirâmdır. Nitekim Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-;

“Ashâbım yıldızlar gibidir…” buyurmuştur. Hikmet nazarıyla bakıldığında, Kurʼân-ı Kerîmʼde “yıldızların üç husûsiyeti”nden bahsedildiği görülür:

1) Semâyı tezyîn etmek: Her sahâbî de, İslâm semâsında ve müʼminlerin gönül dünyasında ayrı bir güzellik sergilemiştir. Cenâb-ı Hak, Kurʼân-ı Kerîmʼde Muhâcirler ve Ensârʼı medhetmiştir.

2) Şeytanları Taşlamak: Fizikî olarak bu taşlamanın nasıl gerçekleştiği bizlere meçhuldür; bunun keyfiyetini Allah bilir. Fakat sahâbe-i kirâm da Kitap ve Sünnetʼe ittibâ etmek, rûhânî bir hayat yaşamak ve yeryüzünde Allâhʼın şâhidi olmakla, dâimâ şeytanı taşlamışlardır.

3) Yol Göstermek: Yıldızlar, bulundukları mevkiler sâyesinde yön tespitinde ölçü teşkil ettikleri gibi, ashâb-ı kirâm da kıyâmete kadar gelecek olan bütün ümmete örnek hayatlarıyla rehberlik ederek, toplumları yanlış fikirlerden ve hurâfelerden kurtarmak için yol göstermektedirler.

Cenâb-ı Hak tarafından Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-ʼin mübârek kalbine bahşedilen hikmet, Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-ʼden sahâbe-i kirâma, onlardan da Hak dostlarına, kâmil mânâda intikal etmiştir. Peygamber vârisi olan Hak dostları da, nebevî hikmetlerin nûrunu zamanlara ve mekânlara yansıtan mücellâ aynalar mesâbesindedirler. Onlar, îkaz, irşad ve terbiyeye muhtaç olarak yaratılan insanoğluna, Cenâb-ı Hakk’ın sonsuz merhametinin bir tezâhürü olarak, bu ihtiyaçlarının kıyâmete kadar giderilmesi için lûtfedilmiş olan istîdatlı kullardır. Lâkin gerek peygamberler ve gerekse onların irşad vazifesini devam ettiren velî kullar, hacmine ve derinliğine lâyıkıyla vâkıf olunamayan bir okyanus gibidirler. Herkes o okyanusun derinliğine, istîdâdı nisbetinde dalabilir ve ondan nasiplenebilir.

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Hak Dostlarından Hikmetler 1, Erkam Yayınları

REKLAM ALANI
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.