ps arti basketbol mouse futbol gulenyuz mercek kahve kalem egitim oyun egitim1 foto kalp eglence dunya bilim iletisim yaprak menu1 istatistik ucak ayar yorum1 windows monitor canta whatsapp duyuru apple yemek power wifi kullanici ceptelefonu klasor soru yildiz takvim at ates yorum rastgele tamir xbox sinema moda nota bilgi alinti saglik saat video menu2 gozluk ok ev kadin astroloji bitcoin araba
Dini ve İslami Bilgiler | Allah yolunda

Neden Az Gülüp Çok Ağlamalıyız?

01.06.2021
1
Neden Az Gülüp Çok Ağlamalıyız?
REKLAM ALANI

Allah Teâlâ Tevbe sûresi’nin 41. âyetinde “Az gülsün çok ağlasınlar!” buyurmaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Benim bildiklerimi bilseydiniz, mutlaka az güler, çok ağlardınız.” buyurmaktadır. Neden az gülüp, çok ağlamalıyız?..

Enes İbni Mâlik radıyallahu anh şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, bir benzerini daha önce asla duymadığım pek etkili bir hitâbede bulundu ve şöyle buyurdu:

Eğer siz, benim bildiklerimi bilseydiniz, mutlaka az güler, çok ağlardınız.

Enes, bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashâbı, yüzlerini kapatıp hıçkıra hıçkıra ağladılar, demiştir. [1]

Hadis kitaplarımızın değişik bölümlerinde değerlendirilmiş olan hadîs-i şerîf, öncelikle, Hz. Peygamber’in, çok üstün yeteneklerle donatılmış bulunduğunu, bu sebeple de   diğer insanlardan farklı olarak birçok konuda bilgi sahibi olduğunu göstermektedir.

GÖZYAŞI DÖKEBİLECEK DERECEDE SORUMLULUK HİSSETMEK

Nitekim Müslim’deki rivâyette, Hz. Peygamber, namazda önünü gördüğü gibi arkasını da gördüğünü açıklamış, sonra da Siz benim gördüklerimi görseydiniz, gerçekten az güler çok ağlardınız buyurmuştur. Ne gördüğü sorulunca da “Cennet ve cehennemi gördüm” buyurmuştur. Tirmizî ve İbn Mâce’nin rivâyetlerinde de Ben sizin görmediklerinizi görür, duymadıklarınızı duyarım” buyurmuş, “Semâda dört parmaklık bir yer bile yoktur ki orada Allah’a secde eden bir melek bulunmasın” demiş  ve yemin ederek “Siz benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız” diye çevresindekileri uyarmıştır. Kaygılı, korkulu ve saygılı olmanın, gözyaşı dökebilecek derecede sorumluluk hissetmenin lâzım geldiği ortadadır. Nitekim Allah Teâlâ da Tevbe sûresi’nin 41. âyetinde “Az gülsün çok ağlasınlar!” buyurmaktadır.

Eşyâ ve olayları gerçek yüzleriyle görmek, elbette insanı daha temkinli ve akıllı davranmaya götürecektir. Rastgele davranışlar, biraz da cehâletin ürünüdür. “Zevkleri bıçak gibi kesen ölümü çok anın” tavsiyesi, herhalde daha bilinçli ve akıllı davranmanın yollarından biridir.

Bir âhiret yolcusu olduğunda  kuşku bulunmayan insan, durumunu düşündükçe ve gerçeği öğrendikçe, çıktığı bu uzun ve tehlikeli yolculukta kendisini sıkıntıya sokmayacak, aksine yardımcı olacak birtakım hazırlıklar yapma ihtiyacını hissedecektir. Peygamber Efendimiz, işin bu tarafını  ısrarla hatırlatarak, müslümanların duygulu ve sorumlu bir hayat yaşamalarını, gereksiz taşkınlıklar yapmamalarını bir tehdit üslûbuyla dile getirmiştir. Durumu kavrayan ashâb-ı kirâm,  yüzlerini kapatıp hıçkıra hıçkıra ağlamaktan kendilerini alamamışlardır.

HADİSTEN ÖĞRENDİKLERİMİZ

1- Hz. Peygamber, müslümanların sahip olmadığı pek farklı bilgilere ve özelliklere sahiptir.

2- Az gülüp çok ağlamak, bilinç ve bilgi yoğunluğundan ileri gelir.

3- Allah korkusundan ağlamak, Hz. Peygamber’in tavsiye ettiği bir fazilettir.

1] Buhârî, Küsûf 2, Tefsîru sûre (5), 12, Nikâh 107, Rikak 27, Eymân 3; Müslim, Salât 112, Küsûf 1, Fezâil 134. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 9; Nesâî, Sehv 103, Küsûf 11. 23; İbni Mâce, Zühd 19.

Kaynak: Riyazüs Salihin, Hadis-i Şerif Tercümesi, Erkam Yayınları

REKLAM ALANI
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.