ps arti basketbol mouse futbol gulenyuz mercek kahve kalem egitim oyun egitim1 foto kalp eglence dunya bilim iletisim yaprak menu1 istatistik ucak ayar yorum1 windows monitor canta whatsapp duyuru apple yemek power wifi kullanici ceptelefonu klasor soru yildiz takvim at ates yorum rastgele tamir xbox sinema moda nota bilgi alinti saglik saat video menu2 gozluk ok ev kadin astroloji bitcoin araba
Dini ve İslami Bilgiler | Allah yolunda

Miraç’ta Bize Neler Müjdelendi ?

26.06.2021
0
Miraç’ta Bize Neler Müjdelendi ?
REKLAM ALANI

1. Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, bu yolculuğa çıkmadan önce “şakk-ı sadır” hâdisesi vukû bulmuştur. Bu da gösteriyor ki mânevî yükseliş, kalbî sâfiyetle mümkündür. Öyle bir kalp ki içinde nûr-i ilâhîden başka bir şeye yer yoktur. Kalp, kesâfetten kurtulunca, esrâr-ı ilâhînin tecellîleri gönlü sarmaya başlar.

2. İsrâ hâdisesi, kulunu müstesnâ bir şekilde yürüten Allâh’ın sonsuz kudret ve saltanatını gözler önüne sermektedir.

3. Diğer bir nükte de Mîrâc’ın, çile, elem ve ıztırap yüklü bir Tâif seferinden sonra lutfedilmesi ve meşakkatler ardındaki sürûrun müjde dolu habercisi olmasıdır.

4. Kur’ân-ı Kerîm’de bizlere bildirilen farzlar, Cebrâîl -aleyhisselâm- vâsıtasıyla vâkî olmuştur. Namaz ise, Mîrâc’da doğrudan doğruya, bizzat Cenâb-ı Hak tarafından emredilmiştir. Bu da namazda ayrı bir sır bulunduğuna ve onun ibâdetler içinde müstesnâ bir ehemmiyet taşıdığına delâlet etmektedir.

Hakîkaten namaz, dînin direğidir. Onunla kazanılacak kemâlât, hiçbir ibâdetle kazanılamaz. İslâmî ibâdetler içinde namazın rütbesi, âhiret nîmetleri içinde zirve teşkil eden ru’yetullâh, yâni Cenâb-ı Hakk’ı müşâhede makâmı gibidir. Zîrâ namaz, mü’minlerin mîrâcıdır. Dünyâda kulların Hakk’a en yakın olduğu an, huşû içinde kıldıkları namaz anlarıdır. Namaz, kulun daha bu dünyâda iken Rabbine mülâkî olmasıdır. Bu yüzden Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz “Namaz gözümün nûrudur.” buyurmuş ve son nefeslerinde ümmetine, “namaza dikkat etmelerini” vasiyet etmiştir.

5. Mîrâc’da Varlık Nûru -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e semâ kapılarının açılması, O’nun nübüvvetinin sâdece Mekke, Kureyş ve Sakîf ile sınırlı olmadığını, O’nun bütün Cihânın Nebîsi ve Âlemlerin Efendisi olduğunu göstermektedir.

6. Mîrâc ile insânî tekâmülün varabileceği son nokta gösterilmiş, yâni insanın mânevî yükseliş hudûdunun ne olduğu beyân edilmiştir.

7. Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksâ’ya götürülmesi, târih boyunca pek çok peygamberin gönderildiği bu iki dînî merkez arasındaki sağlam bağı, daha da kuvvetli bir şekilde göstermiş olmaktadır. Ayrıca bu hâdise, İslâm’ın, bütün semâvî dinleri şümûlüne alan, Hak katındaki tek dîn olduğunu da ifâde etmektedir. Nitekim Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in Mescid-i Aksâ’da bütün enbiyâya imâmeti de bunun bir başka tezâhürüdür.

KAYNAK: Osman Nuri TOPBAŞ, Hazret-i Muhammed Mustafa-1, Erkam Yayınları, İstanbul

Kaynak: İslam ve İhsan

REKLAM ALANI
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.