ps arti basketbol mouse futbol gulenyuz mercek kahve kalem egitim oyun egitim1 foto kalp eglence dunya bilim iletisim yaprak menu1 istatistik ucak ayar yorum1 windows monitor canta whatsapp duyuru apple yemek power wifi kullanici ceptelefonu klasor soru yildiz takvim at ates yorum rastgele tamir xbox sinema moda nota bilgi alinti saglik saat video menu2 gozluk ok ev kadin astroloji bitcoin araba
Dini ve İslami Bilgiler | Allah yolunda

Manevi Olarak Yükselmek İçin Ne Yapmalı?

26.06.2021
0
Manevi Olarak Yükselmek İçin Ne Yapmalı?
REKLAM ALANI

Manevi yükseliş nasıl olur? Manevi olarak yükselmek için ne yapmak gerekir?

İnsanoğlunu mânevî zirvelere götürecek en büyük vâsıtalardan biri de, sükûtun derinliklerine dalarak hakîkati tefekkür etmektir.

Vahyin aydınlığında gerçekleşen bir tefekkür, bir îman anahtarıdır. İnsan, hayatı boyunca tefekkürle duygu derinliğinde ne kadar mesafe katederse, ilâhî muhabbetten de o kadar nasîb alır ve ebedî âlemdeki saâdeti o nisbette fazla olur.

Cenâb-ı Hak, âyet-i kerîmelerde kullarını tefekküre dâvet ederek şöyle buyurur:

“Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde akl-ı selîm sahipleri için gerçekten açık ibretler vardır.” (Âl-i İmrân, 190)

“Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allâh’ı zikrederler, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin tefekkür ederler (ve şöyle derler:) «Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen’i tesbîh ederiz. Bizi Cehennem azâbından koru!»” (Âl-i İmrân, 191)

(İnsanlar) devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?” (el-Ğâşiye, 17-20)

Eşsiz bir hidâyet ve saâdet rehberi olan Kur’ân-ı Kerîm, ilk âyetinden son âyetine kadar, insanı sürekli tefekküre dâvet ederek, yaratılışındaki hikmetleri, kâinattaki hârikulâde nizâmı ve Kur’ân-ı Kerîm’in bir beyan mûcizesi olduğunu düşünmesini ister. Yine Kur’ân-ı Kerîm; “Akıl erdirmiyor musunuz, tefekkür etmez misiniz, ibret almaz mısınız?” gibi ifâdelerle insanları îkâz eder. Dolayısıyla insanlık haysiyetine lâyık bir şekilde yaşamak, rûhen derinlik ve dirilik kazanmak isteyen herkes, Kur’ân-ı Kerîm’in istikâmetlendirdiği bu tefekkür dünyasına girmek mecburiyetindedir.

MANEN YÜKSELMEK İÇİN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN 3 HUSUS

Bu yolda mü’mine kolaylık sağlayacak üç mühim husus vardır. Bunlar:

1. Seherlerden mânen istifâde edebilmek.

Cenâb-ı Hak, kendisine yakınlaşmak isteyen kullarının seherlerden istifâde etmelerine işaret buyurmaktadır.[1] Zira seherler;

a. İstiğfârın en makbul zamanıdır.

b. Kelime-i tevhîd ile îmânı yenilemenin,

c. Salevât-ı şerîfelerle Peygamber Efendimiz’e selâm gönderip muhabbetlerimizi arz etmenin en feyizli vakitleridir.

d. Havanın loş karanlığında tefekkür-i mevt ile âdeta kabir iklimine girmenin bir ön hazırlığıdır.

2. Sâdıklarla beraber olabilmek.

Cenâb-ı Hak; “Ey îmân edenler! Allah’tan korkun ve sâdıklarla beraber olun.” (et-Tevbe, 119) buyurmaktadır. Sâlih ve sâdık kimselerden gönle müsbet tesirler gelir. Dolayısıyla sâlihlerle beraber olmaya çalışan kişi sâlihleşir, zâlimlerle beraber olan ise zâlimleşir.

3. Helâl lokmalardan güç alabilmek.

Helâl lokma, kişiyi hayra, haram lokma da şerre yönlendirir.

Şayet, bu üç hâlin tersi olursa, yani;

– Seherler gaflet uykusunda ziyan edilirse,

– Sâlih ve sâdıklarla beraber olmak yerine gâfil ve zâlimlerle beraber olunursa,

– Yenilen lokmanın da helâliyetine dikkat edilmezse, kişi müsbet enerji yerine menfî enerji alır. Bu da insanın tefekkürünü ifsâd eder, kulluk vazifelerinde kişiye gaflet ve hantallık verir.

Dipnot:

[1] Bkz. Âl-i İmrân, 17; ez-Zümer, 9; el-Furkân, 64.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Ebediyet Yolculuğu, Erkam Yayınları

 

REKLAM ALANI
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.