ps arti basketbol mouse futbol gulenyuz mercek kahve kalem egitim oyun egitim1 foto kalp eglence dunya bilim iletisim yaprak menu1 istatistik ucak ayar yorum1 windows monitor canta whatsapp duyuru apple yemek power wifi kullanici ceptelefonu klasor soru yildiz takvim at ates yorum rastgele tamir xbox sinema moda nota bilgi alinti saglik saat video menu2 gozluk ok ev kadin astroloji bitcoin araba
Dini ve İslami Bilgiler | Allah yolunda

Hz. Peygamberin Şefkat ve Merhameti

26.06.2021
0
Hz. Peygamberin Şefkat ve Merhameti
REKLAM ALANI

Risâlet elçileri içerisinde ümmetine şefkat ve merhamet konusunda en fazla öne çıkan peygamber olan Hz. Muhammed (sas) sadece kendi kavmine ve yaşadığı zamanın insanlarına değil, âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Gerçekten hayatın her anında, güzel haslet ve ahlâkta olduğu gibi, Allah Râsûlü şefkat ve merhamette de bütün insanlık için zirve şahsiyet, örnek kişiliktir. 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.” (Tevbe, 128) Rasûlullah (sav) buyurdular:

ŞEFKATLİLER ŞEFKATLİSİ

“Hiç şüphesiz ben size bir babanın evlatlarına olan durumu gibiyim.” (Ebu Davud, Taharet, 4; Beyhaki, Sünen-i Kübra, I, 91. ) Ebû Hü­rey­re (ra), Pey­gam­ber Efen­di­miz (sav)’e hiç kim­se­nin sor­ma­ya ce­sâ­ret ede­me­di­ği şeyle­ri sor­mak hu­sû­sun­da son de­re­ce ce­sur dav­ra­nır, hiç çe­kin­mez­di. Bir­gün Fahr-i Kâ­inât Efen­di­miz’e:

“–Yâ Ra­sû­lal­lâh! Nü­büv­vet­le alâ­ka­lı ilk gör­dü­ğü­nüz alâ­met ne­dir?” di­ye sor­du. İki ci­hâ­nın sa­âdet reh­be­ri olan Al­lâh Ra­sû­lü (sav) şöy­le bu­yur­du:

“–Ey Ebû Hü­rey­re! Mâ­dem sor­dun, söy­le­ye­yim. Ben on yaş­la­rın­day­ken bir­gün sah­râ­da idim. Ba­şı­mın üs­tün­den ge­len bir ses­le ir­kil­dim. Bir adam di­ğe­ri­ne sor­du:

“–Bu, O mu­dur?” Öte­ki ce­vap ver­di:

“–Evet, bu O’dur.”

O za­mâ­na ka­dar hiç kim­se­de gör­me­di­ğim yüz­ler, kim­se­de bul­ma­dı­ğım rûh­lar ve hiç kim­se­de gör­me­di­ğim el­bi­se­ler­le kar­şı­ma çık­tı­lar. Yü­rü­ye­rek ba­na doğ­ru ge­len o iki adam­dan her bi­ri, bir ko­lum­dan tut­tu, fa­kat do­kun­duk­la­rı­nı hiç his­set­me­dim.

Bi­ri ar­ka­da­şı­na:

“–Hay­di O’nu ye­re ya­tır!” de­di. Be­râ­ber­ce be­ni ye­re ya­tır­dı­lar. Ben hiç­bir zor­luk ve güç­lük­le kar­şı­laş­ma­dım. Yi­ne bi­ri diğerine:

“–Hay­di göğ­sü­nü aç!” de­di ve o da aç­tı. Fa­kat ne kan gör­düm, ne de bir acı his­set­tim. Ona yi­ne şöy­le de­di:

“–Hay­di, ora­da­ki kin ve ha­se­di çı­kar!” O da ora­dan kan pıh­tı­sı gi­bi bir şey çı­kar­dı. Son­ra onu fır­la­tıp at­tı.

“–Hay­di, şim­di onun ye­ri­ne şef­kat ve mer­ha­me­ti yer­leş­tir!” de­di. Çı­kar­dık­la­rı şey büyüklüğün­de ve gü­mü­şe ben­ze­yen bir şey koy­duk­la­rı­nı gör­düm. Son­ra sağ aya­ğı­mın başparmağını tu­tup oy­nat­tı ve:

“–Hay­di se­lâ­met­le git!” de­di. Ben kal­kıp gi­der­ken içim şef­kat ve mer­ha­met­le do­lu idi. On­dan son­ra da hep kü­çük­le­re kar­şı şef­kat, bü­yük­le­re kar­şı da mer­ha­met his­set­tim.” (Ah­med, V, 139; Hey­se­mî, VI­II, 223)

Kaynak: İslam ve İhsan

REKLAM ALANI
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.