ps arti basketbol mouse futbol gulenyuz mercek kahve kalem egitim oyun egitim1 foto kalp eglence dunya bilim iletisim yaprak menu1 istatistik ucak ayar yorum1 windows monitor canta whatsapp duyuru apple yemek power wifi kullanici ceptelefonu klasor soru yildiz takvim at ates yorum rastgele tamir xbox sinema moda nota bilgi alinti saglik saat video menu2 gozluk ok ev kadin astroloji bitcoin araba
Dini ve İslami Bilgiler | Allah yolunda

Hz. Amine’nin Medine Seyahati ve Vefatı

01.06.2021
2
Hz. Amine’nin Medine Seyahati ve Vefatı
REKLAM ALANI

Hz. Amine Medine’ye neden seyahat etti? Peygamberimizin annesi; Hz. Amine nerede, ne zaman ve nasıl vefat etti? Hz. Amine’nin kabri nerededir?

Altı yaşında iken, annesi Hazret-i Âmine, babasının câriyesi olan Ümmü Eym27en’i de yanına alarak “Varlık Nûru”nu babası Hazret-i Abdullâh’ın kabrini ziyâret için Medîne’ye götürdü. Medîne’deki dayılarının evinde bir ay kaldılar.

Allâh Resûlü, Medîne’de dayılarının çocuklarıyla oynadı, hattâ yüzmeyi de bu ziyâretinde öğrendi.[1]

Fahr-i Kâinât Efendimiz o günlerle alâkalı hâtıralarını anlatırken şöyle buyurmuştur:

“Yahûdîlerden birtakım kimseler yanıma gelirler, bana bakar dururlardı.” (İbn-i Sa’d, I, 116)

“Yine bir gün Yahûdîlerden bir adam bana dikkatli dikkatli baktıktan sonra dönüp gitti. Yalnız bulunduğum bir gün tekrar yanıma gelip:

«−Ey çocuk! Sen’in ismin nedir?» diye sordu.

«−Ahmed!» dedim.

Sırtıma bakınca:

«−Bu çocuk, bu ümmetin Peygamberidir!» dedi.

Dayılarım da durumu anneme anlatınca, annem benim için endişelenmeye başladı. Bunun üzerine Mekke’ye dönmek üzere derhâl yola çıktık.” (Ebû Nuaym, Delâil, I, 163-164)

HZ. AMİNE NEREDE, NE ZAMAN VE NASIL VEFAT ETTİ?

Hazret-i Âmine yolda hastalandı ve Ebvâ denilen yerde otuz yaşında vefât etti. Oraya defnedildi. Ölmeden önce yetim yavrusuna muhabbet ve şefkat dolu gözlerle derin derin baktı, O’nu bağrına basarak mübârek oğluna şunları söyledi:

“Allâh Sen’i mübârek kılsın! Eğer rüyâda gördüklerim doğru çıkarsa, Sen celâl ve ikrâm sâhibi Allâh tarafından Âdemoğulları’na helâl ve harâmı bildirmek üzere gönderileceksin. Allâh Sen’i, putlardan ve putperestlikten de koruyacaktır. Her hayat sâhibi ölecek, her yeni eskiyecek, her büyüyen fenâ bulacak, yok ola­cak. Ben de öleceğim fakat ebediyyen yâd edileceğim. Çünkü temiz bir evlât dünyâya getirdim ve arkamda hayırlı bir hâtıra bırakarak gidiyorum!..” (Diyârbekrî, I, 229-230; Kâmil Mîras, Tecrîd Tercümesi, IV, 549)

Bu hakîkatleri yüreğinde hisseden şâir Ârif Nihat Asya, Hazret-i Âmine’ye şöyle hitâb eder:

Ey Ebvâ’da yatan ölü!;

Bahçende açtı dünyânın,

En güzel gülü!..

Varlık Nûru, bu sûretle anneden de öksüz kalarak Ümmü Eymen ile Mekke’ye döndü.

Resûlullâh, hayâtı boyunca dadısı Ümmü Eymen’i sık sık ziyâret eder ve kendisine: “Anne!” diye hitâb ederdi. Onun için: “Annemden sonra annem!” “Bu, benim ev halkımdan sağ kalan tek kişidir!” diyerek iltifat eder, hürmet ve muhabbet gösterirdi.[2]

[1] Bkz. İbn-i Sa’d, I, 116.

[2] Bkz. İbn-i Esîr, Üsdü’l-Gâbe, VII, 303-304; İbn-i Sa’d, VIII, 223.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hz. Muhammed Mustafa 1, Erkam Yayınları

 

REKLAM ALANI
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.