ps arti basketbol mouse futbol gulenyuz mercek kahve kalem egitim oyun egitim1 foto kalp eglence dunya bilim iletisim yaprak menu1 istatistik ucak ayar yorum1 windows monitor canta whatsapp duyuru apple yemek power wifi kullanici ceptelefonu klasor soru yildiz takvim at ates yorum rastgele tamir xbox sinema moda nota bilgi alinti saglik saat video menu2 gozluk ok ev kadin astroloji bitcoin araba
Dini ve İslami Bilgiler | Allah yolunda

Deniz Ürünlerinin ve Hayvan Çiftliklerinin Zekâtı

20.01.2021
9
Deniz Ürünlerinin ve Hayvan Çiftliklerinin Zekâtı
REKLAM ALANI

Deniz ürünlerinin (balıkların) ve hayvan çiftliklerinin zekâtı nasıl verilir?

Balık, eti yenen ve ticareti yapılan bir deniz ürünüdür. Çünkü bir marketin et reyonundaki sığır veya koyun eti ile balık etleri ticaret malı sayılmada eşit durumdadır. İnsan eliyle inşa edilen balık çiftliklerinde de durum, et reyonundan farksızdır. Sadece burada balıklar canlılığını ve tazeliğini sürdürsün diye suyun içinde tutulmakta ve beslenmekte, istenildiği zaman elde etme riski olmaksızın ağ sepetleri ile tutulabilmektedir.

Ömer İbn Abdilazîz’in, Umman zekât memuruna, denizden çıkarılacak balıkların değeri gümüş nisabına ulaşınca, onlardan zekât tahsil etmesini emrettiği nakledilir.[1] Buna göre ticaret amacıyla balık tutan veya balık ticareti yapan kimse, zengin durumda olunca, balıkların değeri üzerinden %2.5 zekâta tâbi olur.

Tavuk çiftliklerini ise iki duruma göre değerlendirmek gerekir. Sırf yumurtalık tavuk yetiştiren çiftlikte, zekât dönemi sonunda, döner sermaye kapsamına; temel ihtiyaçlar ve borçlar düşüldükten sonra nakit para kaynakları, kesin alacaklar ve o tarihte elde bulunan yumurta stokları ile kesim ya da satışına karar verilmiş olan piliç ve tavuklar girer. Bunlar ticaret malı olarak değerleri üzerinden % 2.5 zekâta tâbi olurlar. Çiftliğin taşınmazları, kümes, sosyal tesis, servis aracı gibi sâbit sermâye kısmı zekâttan muaftır. Etlik piliç veya yavru yetiştirip satan çiftliklerin sahibi ise, zekât dönemi sonunda bunların değerinin % 2.5’u üzerinden zekâta tabi olur. Deve kuşu, hindi gibi eti yenen hayvanların yetiştirildiği çiftliklerin durumu da tavuk çiftlikleri gibi olmalıdır.

Sığır cinsi hayvan yetiştirilen çiftliklerin zekâtını ise şu şekilde değerlendirmek gerekir: Bunlar yıl boyunca veya en az altı aydan fazla süreyle ağılda beslendiğinden, kendileri için üretici zekâtı gerekmez. Süt amacıyla besleniyorsa, zekât dönemi sonunda döner sermaye sayılan; temel ihtiyaçlar ve borçlar ayrıldıktan sonra elde kalan para, kesin alacak, süt ürünleri ve etlik için satımına karar verilen hayvanlar değerleri üzerinden % 2.5 zekâta tâbi bulunur. Böyle bir çiftlik tam olarak etlik hayvan yetiştirmek amacıyla kurulmuşsa, zekât dönemi sonunda elde bulunan para, kesin alacaklar ve elde bulunan hayvanların bütünü, değeri üzerinden % 2.5 zekâta tâbi olur.

Dipnotlar:

[1] Ebû Ubeyd, Emvâl, nr. 888.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslam İlmihali, Erkam Yayınları

REKLAM ALANI
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.