ps arti basketbol mouse futbol gulenyuz mercek kahve kalem egitim oyun egitim1 foto kalp eglence dunya bilim iletisim yaprak menu1 istatistik ucak ayar yorum1 windows monitor canta whatsapp duyuru apple yemek power wifi kullanici ceptelefonu klasor soru yildiz takvim at ates yorum rastgele tamir xbox sinema moda nota bilgi alinti saglik saat video menu2 gozluk ok ev kadin astroloji bitcoin araba
Dini ve İslami Bilgiler | Allah yolunda

Cömert Allah Dostu

20.01.2021
3
Cömert Allah Dostu
REKLAM ALANI

Cömert fakat bir o kadar borçlu olan bir Allah dostunun başında geçen ibretlik bir hadise. Tabakta gelen paranın sırrı neydi? İşte cevabı…

“Cömertliği ile tanınmış bir şeyh vardı. O yüzden de hep borçlu idi. Zenginlerden on binlerce borç alır; dünyadaki fakirlere, yoksullara harcardı.

Borç para ile bir de tekke yaptırmış; canını da, malını da, tekkesini de Allah yolunda harcıyordu.

Borcunu her yerden gelen hediyelerle öder dururdu. Borçlu zât, yıllarca bu işi gördü. Vazifesi bu imiş gibi zenginlerden borç alıyor, aldıklarını halka veriyordu.

Şeyhin ömrü sona geldi. Bedeninde ölüm belirtileri gördü. Alacaklıları onun etrafında toplanıp, oturdular. Şeyh ise âdetâ bir mum gibi bir hoş yanıp yakılmada, eriyip gitmede idi.

Alacaklıların para almaktan umutları kesilmiş olduğu için, suratları asıktı. Gönüllerindeki para derdi de, arttıkça artıyordu.

O sırada helva satan bir çocuk sokaktan geçti. Şeyh efendi, hizmet edenlere bütün helvayı alıp ikrâm etmelerini söyledi. Helva ikrâm edildi, herkes yedi. Çocuk parasını istedi. O yarım dinar parayı alamayınca da ağlamaya başladı. Herkes çocuğu ağlattığı için yine Efendiye kızdı. Sonunda çocuğun feryatları arasında Şeyhe bir tabak hediye geldi. İçinde hem bekleyen alacaklıların, hem de helvacı çocuğun alacağı ayrı ayrı duruyordu.

TABAKTA GELEN PARANIN SIRRI

Efendi şöyle anlattı:

«Bunun sırrı şu idi: Borcumun ödenmesini Allah’tan niyâz etmiştim. O da bu hususta bana doğru yolu gösterdi.

O yarım dinar, pek az bir şeydi ama onun ele geçmesi de çocuğun ağlamasına bağlı idi.

Helvacı çocuk ağlamasaydı; rahmet denizi coşup köpürmeyecek, sizin borcunuz da ödenmeyecekti. Bunun için yediğiniz helvayı aldırdım, satan çocuğu da ağlattım.»”

Hazret-i Mevlânâ kıssadan hisseyi de şöyle anlatır:

“Kardeşim! Hikâyede geçen çocuk, senin (kalbine musluk mesâbesinde olan) göz çocuğundur. Şunu iyi bil ki, murâdına ermen, senin ağlamana bağlıdır.

Affedilmek, lütuf elbisesi giymek istiyorsan, başındaki göz denilen çocuğu ağlat, gönül âleminin tevbe coşkunluğunu gözyaşı olarak döktür.”

Kaynak: Yüzakı Dergisi, Yıl: 2020 Ay: Haziran , Sayı: 184

REKLAM ALANI
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.